CENAZE NAMAZI
Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister ve Şeyhler medresesine gider.O sıralarda da Naim Hoca hem Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki medresede talebe okutmaktadır.
Uzun ağızlığına cıgarasını takmış, bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır. Gelen başında biraz bekleyince: -Gurban adın bağışla, der Naim Hoca. Başında bekleyen: -Ömer Nasuhi Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur. -Bülmeni de var mi? -Evet. Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken: -Buyurun ceneze namazına, der.
MİNİBÜSLE YOLCULUK
Adamın birisi şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanmak üzere Ford minibüs satın alır. İlk sefere çıkacağı gün çok heyecanlıdır. Yolcuları tepelemeye doldurur ve yola çıkar. Fakat minibüsü öyle hızlı kullanmaktadır ki minibüsün en arka koltuğunda oturan 60 yaslarında bir ihtiyar amca şoföre : - 'Yavrum biraz yavaş gitsene kaza yapacaksın.' deyince şoför heyecanla, ' Beybaba sen Ford minibüsü bilir misin' der. İhtiyar adam :
'Hayır bilmiyorum' deyince şoför. -' O zaman otur yerine bir daha isime kaarışma' der. Neyse seyahat bu şekilde devam eder. İleride keskin bir virajdan 120 Km hızla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan son anda kurtulurlar. Bu arada minibüsteki yolculardan orta sıralarda oturmakta olanorta yaslı bir kadın: - 'şoför Bey rica ederim yavaş git,evde çoluk çocuğumuz bekliyor' deyince. Şoför kadına: -'abla sen Ford minibüsü bilir misin?' ddeyince Kadın. -'Hayır nereden bileyim' der. Şoför bunun üzerine. -'O zaman sus, bana müdahale etme' der. Yola devam ederler. Artık minibüs öyle süratli gitmektedir ki herkesin yüreği ağzında şoförün insafa gelmesini bekler. şoförün sağında oturan adam dayanamayıp: -'şoför Bey, yavaş gitsene canına mi sussadın' deyince Şoför: -' Abi sen Ford minibüsü bilir misin?' ddeyince, Adam: -' evet ulan biliyorum ne olacak!der. Bunun üzerine şoför heyecan içerisinde: -'iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede ?
NEYİ GÖRMEMİŞ
Şoför kullandığı taksiyle "Sağa dönülmez işaretine rağmen sağa saptığı sırada,
trafik polisinin keskin keskin çalan düdük sesiyle birden yavaşladı,
sonra yolun kenarına çekilerek durdu. Trafik polisi, sağ elinde zin cirden tuttuğu düdüğü sallaya sallaya yürüyerek tak sinin yanına geldi,
sert bir sesle sordu:
— Levhayı görmedin mi?
Şoför, kabahatli olduğunu kabul etmenin rahatlığı içinde itirafta bulundu:
— Görmesine gördüm de sizi görmedim...
KILÇIK
Sınıfta öğretmen insan iskeletini göstererek sordu: — Bunun ne olduğunu söyleyebilir misin Salim? dedi. Karadenizli Salim hemen
cevapladı:
— İnsan kılçiğidür öğretmenim...
1 KİLO
Temel Istanbul'a gittikten sonra bir otele yerlesir. Otelin tuvaletleri o kadar temizdir ki tuvalete siçmaya kiyamaz. Bir posete siçip aticagi bir yer arar. Tam o saatlerde 1 kilo altin çalinmistir.
Polisler Temeli elinde poset içinde sari bir sey görünce hemen yakalarlar. Posetin içine bakmadan tartarlar. Tam 750gr'dir. Bunun 250gr'ini ne yaptin deyip bir güzel döverler. Sonra posetin içindeki altin olmadigi anlasilir ve temeli serbest birakirlar. Temel bu olaydan sonra köye geri döner. Köy ahalisi Temel'e: -"Istanbul nasil bizde gidelim mi?" diye sorarlar. Temel ise:
-"Siz siz olunda Istanbul'a gitmeyin. Istanbul'da 1 kilo siçmayanin agzina siçiyorlar!."
KARAHAN.
|